| 13 Ekim 1923'de Ankara, Türkiye Büyük Millet Meclisi kararıyla, Türkiye Devleti'nin Hükümet Merkezi oldu. Artık yönetime isminin verilmesinin zamanı gelmişti. Sonunda 29 Ekim 1923 akşamı, yapılan bir anayasa değişikliği ile Cumhuriyet ilan edildi. Yapılan değişiklikler 364 numaralı kanunda şöyle belirtiliyordu:  | | Önder Atatürk Meclis arkadaşlarıyla beraber | Madde 1) Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir. İdare usulü halkın kendi yönetimini bizzat ve fiili olarak idare etmesine dayanır. Türkiye Devleti'nin hükümet şekli Cumhuriyet'tir. Madde 4) Türkiye Devleti, TBMM tarafından idare olunur. Meclis hükümeti meydana getiren bakanlıkları, bakanlar kurulu vasıtasıyla idare eder. Madde 10) Türkiye Cumhurbaşkanı, TBMM genel kurulu tarafından ve kendi üyeleri arasından bir seçim dönemi için seçilir. Bu görev, yeni cumhurbaşkanının seçimine kadar devam eder. Tekrar seçilmek mümkündür. Madde 11) Türkiye Cumhurbaşkanı, devletin başkanıdır. Bu sıfatla gerek görüldükçe meclise ve bakanlar kuruluna başkanlık eder. Madde 12) Başbakan, cumhurbaşkanı tarafından ve meclis üyeleri arasından seçilir. Diğer bakanlar, başbakan tarafından yine meclis üyeleri arasından seçildikten sonra, bakanlar kurulu cumhurbaşkanı tarafından meclisin onayına sunulur. Meclis toplantı halinde değil ise, onaylama meclisin toplanmasına bırakılır. Milletvekilleri Cumhuriyet'in ilanını ayakta alkışlayarak ve "Yaşasın Cumhuriyet!" şeklinde duygularını ifade ederek kutladılar. Hemen ardından Cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldı ve Ankara Milletvekili Mustafa Kemal Paşa, oy birliği ile Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı seçildi. İlk kabine İsmet Paşa tarafından kuruldu ve Meclis Başkanlığına da Fethi Bey (Okyar) getirildi. TBMM'nin 1921 tarihli ilk anayasası sadece 3 yıl yürürlükte kalabildi. Çünkü önemli eksiklikleri vardı ve yetersizdi. Bu sebeple yeni anayasa hazırlıklarına girişildi ve Cumhuriyet döneminin ilk anayasası, 20 Nisan 1924'de TBMM'de büyük bir çoğunlukla kabul edildi. Bu anayasa güçler birliği esasına dayandırıldı. 105 maddeden oluşuyordu; siyasi partilerin kurulmasına ve dolayısıyla demokrasiye açıktı; klasik hak ve özgürlüklere yer veriyordu. 1924 Anayasası zaman içinde yapılan değişiklik ve düzenlemelerle çağa uygun bir hale getirildi. |