Anasayfa

Atatürk Köşesi Karnem.Net Fotoğraflar Ziyaretçi Defteri

      Bize Ulaşın

Ana Menü
 
 Ana Sayfa
 Okulumuz
· Tarihçe
· Kadromuz
· Başarılarımız
· DersVakitleri
· Haber
· Bilgi Edinin
· Okul-Aile Birliği
 Mezunlar
· Mezun
· Mezun Ekle
· Yıl Listesi
· Yıl Ekle
 Öğrenciler
· Rehberlik
· Türk Tarihi
· Dilek Kutusu
· Bilgi Yarışması

Hava Durumu
 

          Bitliste Hava


Popüler Mezunlar
  · ORHAN ARSLAN
(45528 okuma)
· VEYSİ KARACA
(25603 okuma)
· VEHİP LEBİT
(14294 okuma)
· NİYAZİ ALTILAR
(6071 okuma)
· Şener BARUT
(5082 okuma)
· Hilal ÖZDOĞAN
(4798 okuma)
· Hüner Örenç
(4584 okuma)
· Fırat Kıranşal
(4489 okuma)
· Cemal Yıldırım
(4218 okuma)
· NEVZAT IŞIKGÖR
(3935 okuma)

Toplam 298 mezunu kayıtlı

Haberler
 

Kimler Online
 
Şu ana kadar
581297
sayfa izlenimi aldık. Başlangıç:

Bu ağır yenilgiden sonra Yunanlılar, Afyon-Eskişehir hattına kadar geri çekildiler ve savunmaya geçtiler. Sahip oldukları bu geniş hatta üç kolorduları vardı ve buradan çıkacak olurlarsa savaşı kaybettiklerini kabul etmek zorunda kalacaklardı. Ama buna pek ihtimal vermiyorlardı. Çünkü Türk Ordusu'nun zaten yetersiz olan kaynaklarının iyice tükenmesi, kış mevsiminin olumsuzlukları gibi nedenlerin Türkleri kaçınılmaz bir yenilgiye mahkum edeceğini düşünüyorlardı. Bunun tarihi bir yanılgı olduğunu anlamaları ise çok uzun sürmedi.

Büyük görmek için Tikla!

26 Agustos 1922
 harekati´na ait Kroki
 

Yunanlıların zannının aksine, Başkomutan Mustafa Kemal taarruz hazırlıklarını hızlandırmıştı. Düşmanları Türk topraklarından tamamen söküp atacak nihai saldırıya ilişkin planını büyük bir gizlilikle uyguluyordu. Ancak taarruzun zamanı ve yöntemine dair hiç kimseye bilgi vermiyordu. Onun bu bekleyişi muhalefeti kızdırmaya başlamış, daha neyin beklendiği konusunda tartışmalara yol açmıştı. Oysa Büyük Komutan bu sırada tüm imkanları biraraya getirmek için çaba gösteriyordu. Sonunda 27 Temmuz gecesi Akşehir'e çağırdığı ordu komutanlarına planını açıkladı; 6 Ağustos 1922'de ise taarruza hazırlık emrini verdi.

Kalan imkanlar dahilinde bütün ülke seferber olmasına rağmen Yunanlılar her bakımdan üstündüler. Bir konu hariç; Türk'ün sahip olduğu yüksek manevi güç...

Büyük Taarruz topçularımızın ateşiyle 26 Ağustos 1922'de Kocatepe'den başladı ve kısa sürede Afyon-Konya demiryolu hattı boyunca başarıyla gelişti. Bu hattın güneyinden taarruz eden 1. Ordu'ya Nurettin Paşa, kuzeyinden saldıran 2. Ordu'ya ise Yakup Şevki Paşa komuta ediyordu. Süvari Kolordusu'nun başında Fahrettin (Altay) Paşa bulunuyordu. Genelkurmay Başkanı Fevzi (Çakmak) Paşa, Batı Cephesi Komutanı İsmet (İnönü) Paşa idi. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa ise Büyük Taarruz'u, tartışmasız bir cesaret örneği sergileyerek ateş hattından yönetiyordu.

Yunan kuvvetleri son derece süratli gelişen Türk taarruzunu beklemiyorlardı; şaşkınlık içinde geri çekilmeye başladılar. 27 Ağustos 1922'de ordumuz Afyon'a girince Yunan Ordusu da Dumlupınar'a doğru çekilmeye başladı. Bunun üzerine hemen girişimde bulunun Türk kuvvetleri 30 Ağustos'ta Dumlupınar'da 200.000 askerden oluşan Yunan Ordusu'nu kuşatma altına aldılar. Düşmanların kayıpları büyük oldu. Aynı gece Kütahya da düşman işgalinden kurtarıldı.

 

Türk Ordusu İzmir´re giriyor (9 Eylül 1922)
 

Tüm bu gelişmelerin ardından düşman ile Türk kuvvetleri arasında amansız bir kovalamaca başladı. Başkomutan, 1 Eylül 1922'de şu emri veriyordu: "Ordular! İlk hedefiniz Akdenizdir, ileri!"

Bu emri alan Türk askeri, 1 Eylül'de Uşak'ı, 2 Eylül'de Eskişehir'i, 3 Eylül'de Nazilli, Simav, Salihli, Alaşehir ve Gördes'i, 6 Eylül'de Balıkesir ve Bilecik'i, 7 Eylül'de Aydın'ı, 8 Eylül'de de Manisa'yı kurtardılar. Bu sırada 1. Yunan Ordusu Komutanı General Trikopis ile 2. Yunan Ordusu Komutanı General Diyenis ve bazı yüksek rütbeli Yunan subayları esir düştüler. Türk kuvvetleri en sonunda 9 Eylül 1922'de İzmir'i düşman işgalinden kurtardılar ve kesin zafer sağlanmış oldu.

Bu zaferle düşmanın bütün ümitleri yıkılmış, Türk'ün yüksek manevi gücü ve zekası tüm dünya tarafından bir kere daha anlaşılmış oldu. Bu başarıyı körükleyen ise, Mustafa Kemal başta olmak üzere aziz Türk Milleti'nin "Kayıtsız şartsız bağımsız yeni bir Türk Devleti" isteği oldu.

Türk Milleti artık yeni bir döneme adım atıyordu. 11 Ekim 1922'de İtilaf Devletleri'yle Mudanya Mütarekesi imzalandı ve silahlar bırakıldı; Türk ve Yunan kuvvetleri arasındaki çarpışmalara son verildi. Yunanlılar Edirne ve Doğu Trakya'dan vazgeçtiler. İstanbul ve Boğazlar bazı şartlarla idaremize bırakıldı.

 
Sakarya Meydan Savaşı Atatürk Hayati Anasayfa Lozan Barış Konferansı
Tatvan Atatürk Lisesi
 

 


Ulaşım Haritası
 


Anket
 
En Çok Hangi Dersi Seviyorsunuz?

Matematik
Fizik
Biyoloji
Kimya
Edebiyat
Tarih
Coğrafya
İngilizce



Sonuçlar
Anketler

Toplam Oy: 804
Yorum: 0

Vakit
 


Toplam Hit
 
Pazartesi34
Salı35
Çarşamba69
Perşembe33
Cuma26
Cumartesi9
Pazar29
Toplam:12452
En Çok:78

Copyright (c) 2006-2007 Tatvan Atatürk Lisesi Tasarım Cihan Kaplan